9.07.2009

Katerina Av Köşkü



Kars’a kadar gitmişken Sarıkamış’taki Katerina Av Köşkünü ve kapılarını görmemek olmaz...diyorsanız,yanılıyorsunuz.Ancak 500 metre uzaktan görebilirsiniz.Zira yapı askeri bölge içinde ve garnizon komutanı izni kesmez,GENKURBAŞ’tan izin almalısınız.Bunu duyunca aklıma Fantona,James Bond filmlerinden bir sahne geldi:Dünyaya hakim olmak isteyen Ressam General Kainat,köşkün 7 kat dibindeki bunkerinde org çalıyor (Kendileri orgdan anlamaz, bağlama ile çökertme çalıyor olmalı...)...Patlamaya 10 saniye...eüü...eüü...gibi.

Baltık mimarisinin zarif çizgilerini taşıyan ,1896-1902 yılları arasında inşa edildiği sanılan Katerina Av Köşkü , 1914 yılında Rus Çarı İkinci Nikola ve eşini konuk etmiş. Gerçekte son çar ll.Nikolanın karısı Çariçe Aleksandra ve Milli Yengemiz Katerina-Baltacı ikilisi ile ilgisi yok.(Çarın 4 kızı ise Tatiana,Maria,olga ve Anastasia)
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Rusların 40 yıl devam eden işgali sırasında Askeri Garnizon şehri ilan Sarıkamış da, Kars gibi yeni imar çalışmalarına sahne olmuş.Köşk bu arada yapılmış.

Bizim dönemde ise Köşk bir ara Dışişleri'ne ait. Restore edilerek, devlet konuk evine dönüştürmek isteniyor, sonra askeri sınırlar içine alınıyor.Köşk son yıllarda resmi-sivil bir yığın iştahı kabartıyor,Zaman gastesi “Köşkün bi kibritlik canı var! “ diye psikolojik savaşa başlıyor..Du bakali n’olcek !

8.07.2009

Ruslar


Rivayet olunur kiii,yaşlı bir köylüye Kars valisi, "Baba halinden memnun musun, bizden bir şikâyetin var mı?" diye sormuş. Pejmurde haldeki adam ezile büzüle, "Bir şikâyetim yok bey... Allah devlete millete zeval vermesin" demiş... Vali, beklediğinin tersine cevap alınca üstelemiş. Köylü yine, "Bir şikâyetim yok devletimden vali bey. Sen de, kaymakam da, belediye başkanı da iyisinizdir" demiş. "Herkesten memnun musun yani? Şikayetçi olduğun kimse yok mu? Doğruyu söyle, çekinme" deye vali bastırınca: "Var tabii şikâyetim, olmaz mı" demiş köylü ve devam etmiş:
"Ruslar! Geldiler burayı işgal ettiler. Ha şu taş binaları onlar yaptı, şu hastane onların, şu yollar onların. Sonra çekip gittiler. Bunca sene geçti akıllarına gelmedi. Yahu bakımsızlıktan harap olmuştur yaptıklarımız, gidip onaralım demediler."

7.07.2009



Bunlar eceli gelmiş kapılar...Şansları varsa, bir gece çalınıp büyük şehirlerdeki antikacı dükkanlarına garip fiyatlarla transfer olurlar.Yerine dövme bakırdan kızıl kızıl yanan kapılar gelmez umarım,zira bu kitch stil pek bi moda Doğu Anadolu'da bu yıllar.

5.07.2009



1890larda kurulan yeni Kars’ın taş işçiliği Ermeni ustalara yaptırılmış dış duvarlara Arpaçay’a bağlı Melikköy, Kürtköy ve Kağızman Paslı Köyü’nden getirilen bazalt, ahşap kısımlarda ise Soğanlı Dağları’ndan getirilen ardıç çamı kullanılmış.
Bugün Tahtdüzü Bölgesi bütünüyle kentsel sit alanı ilan edilmiş ve tescilli bina sayısı 208.

Kapı ev cephesinin oranlarını yansıtmalıdır



Giriş kapısının boyutu kadar oranı da önemlidir.Kapı ev cephesinin oranlarını yansıtmalıdır.Kapı cephenin en ve yüksekliğini yansıtırsa girişiniz dengelenmiş olur.Çoğu mimari tasarımda giriş kapısı cephenin ortasına konur;Çekim merkezi olan kapı biraz daha özeni hakkeder.

Bunları yazmamın nedeni koruma altında (!) olan eski yerleşim merkezlerindeki restore edilen evlere ,marangoz veya demircinin zevkine bırakılmış,ilgisiz kapılar takılması.

Kars’ın eski Rus mahallesindeki eski kapıları görünce “Aha..İşte kapı..” dedim.

Kapı,kapı kapııı...Kapımın tası atıyor..

Yıllar önce hazır kapı için hazırlanmış bir tv reklamında müteahhit olduğu anlaşılan bir zat çıkıp “Kapı,kapı kapııı...Kapımın tası atıyor...”diyordu.Ben de yeni yapılan yapılardaki kapıları görünce aynı şeyleri söylüyorum.

Evinizin mimari stili ne olursa olsun,giriş kapısı ziyaretçilerin ilk gördüğü şeydir.Kapı sizden önce ziyaretçilerinizi karşılar.Kapınız çok küçük veya büyük olursa üstelik evinizin stili ile çelişirse ziyaretçilerinize “Hoş geldin” duygusu veremezsiniz.


Bildiğiniz gibi 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonunda Kars 40 yıl Rus işgalinde kalmış.

Ruslar burada bir garnizon kent oluşturmak için Hollanda’dan getirdikleri mühendislere Kuzey Avrupa mimarisi üslubunda yeni bir şehir planı yaptırmışlar, birbirine dik kesen ızgara planlı caddeler,bol yeşilli parklar oluşturmuşlar. Bu geniş caddelerin üzerine 1890 yılından başlayarak 1917 yılına kadar Baltık mimari tarzında düzgün kesme bazalt taşından tek katlı, iki katlı nadir olarak da üç katlı binalar inşa etmişler

Eski Kars Kapıları ve Kapı Kavramı

Yıllar önce hazır kapı için hazırlanmış bir tv reklamında müteahhit olduğu anlaşılan bir zat çıkıp “Kapı,kapı kapııı...Kapımın tası atıyor...”diyordu.Ben de yeni yapılan yapılardaki kapıları görünce aynı şeyleri söylüyorum.

Evinizin mimari stili ne olursa olsun,giriş kapısı ziyaretçilerin ilk gördüğü şeydir.Kapı sizden önce ziyaretçilerinizi karşılar.Kapınız çok küçük veya büyük olursa üstelik evinizin stili ile çelişirse ziyaretçilerinize “Hoş geldin” duygusu veremezsiniz.

Giriş kapısının boyutu kadar oranı da önemlidir.Kapı ev cephesinin oranlarını yansıtmalıdır.Kapı cephenin en ve yüksekliğini yansıtırsa girişiniz dengelenmiş olur.Çoğu mimari tasarımda giriş kapısı cephenin ortasına konur;Çekim merkezi olan kapı biraz daha özeni hakkeder.

Bunları yazmamın nedeni koruma altında (!) olan eski yerleşim merkezlerindeki restore edilen evlere ,marangoz veya demircinin zevkine bırakılmış,ilgisiz kapılar takılması.

Kars’ın eski Rus mahallesindeki eski kapıları görünce “Aha..İşte kapı..” dedim